İngiltere'de 1.1 Km Derinlikte Dikey Tarım Dünyanın En Derin Çiftliği Maden Ocağında Kuruluyor
İngiltere’de 1.1 Km Derinlikte Dikey Tarım Dünyanın En Derin Çiftliği Maden Ocağında Kuruluyor

Yeraltı dikey tarım tesisi 1.1 kilometre derinlikte kuruluyor

Birleşik Krallık’ta hayata geçirilecek yeni bir araştırma projesi, dikey tarım kavramını yerin 1.1 kilometre altına indiriyor. Sheffield Üniversitesi ile kent merkezli tarım teknolojileri geliştiren Farm Urban şirketinin ortaklaşa yürüteceği çalışma, dünyanın en derin kontrollü tarım tesisini aktif bir maden ocağının içine inşa etmeyi amaçlıyor. Proje, özellikle yüksek enerji faturaları nedeniyle zor günler geçiren dikey tarım sektörüne farklı bir çıkış yolu sunma potansiyeli taşıyor.

Boulby Yeraltı Laboratuvarı: Kozmik Sessizlikten Tarımsal Verime

Projeye ev sahipliği yapacak olan Boulby Madeni, İngiltere’nin kuzeydoğu kıyı şeridinde, Whitby kasabasının hemen açıklarında konumlanıyor. Burası sıradan bir maden sahası değil; yerin bin metreden fazla altındaki kalın kaya tuzu tabakaları, doğal radyasyonu ve kozmik parçacıkları neredeyse tamamen süzüyor. Bu özelliği sayesinde tesis, uzun yıllardır Avrupa’nın önde gelen karanlık madde araştırma merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor.

Şimdi ise aynı derinlikteki tüneller, marul fidelerine ve LED aydınlatma panellerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Araştırma ekibinin burayı seçmesindeki temel sebep, yıl boyunca neredeyse sabit kalan sıcaklık ve nem değerleri. Yerin üstünde bir dikey çiftliği yazın soğutmak ya da kışın ısıtmak için ciddi bir bütçe ayırmak gerekirken, maddenin derinliklerindeki doğal izolasyon bu masraf kalemini büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Hedef: Enerji Yükünü Hafifletmek ve Sürdürülebilirliği Test Etmek

Dikey tarım sistemleri her ne kadar su tasarrufu ve ilaçsız üretim konusunda devrim niteliğinde olsa da, ekonomik açıdan ciddi eleştiriler alıyor. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu yapay güneş ışığını sağlamak için kullanılan LED armatürler, toplam işletme maliyetinin aslan payını oluşturuyor. Özellikle Avrupa’daki enerji krizinin ardından birçok girişim iflasın eşiğine geldi ya da kepenk indirmek zorunda kaldı.

İşte Boulby’deki bu yeni girişim, maliyet denklemini değiştirmeyi vaat ediyor. Sheffield Üniversitesi Sürdürülebilir Gıda Enstitüsü’nden araştırmacılar, yer altındaki doğal serinliğin LED’lerin yaydığı atık ısıyı dengeleyerek klima ihtiyacını minimuma indireceğini öngörüyor. Deney süresince sensörler, enerji tüketiminden bitki büyüme hızına kadar onlarca farklı parametreyi kayıt altına alacak.

Maruldan Başlayıp Genişleyecek Bir Ürün Yelpazesi

2026 yılının bahar aylarında başlaması planlanan ve 12 ay boyunca kesintisiz sürecek olan ilk etapta, ağırlıklı olarak marul ve benzeri kısa döngülü yapraklı sebzeler yetiştirilecek. Bu tercih tesadüf değil; marul, kontrollü ortam koşullarına hızlı adapte olması ve nispeten düşük ışık gereksinimi nedeniyle bu tür deneyler için ideal bir model organizma olarak kabul ediliyor.

Ancak projenin bilimsel sorumlusu Jacob Nickles ve ekibinin hedefi sadece marul hasadı yapmak değil. Asıl amaç, bu ekstrem ortamda farklı dalga boylarındaki ışığa verilen tepkileri ölçmek, kapalı devre su sistemlerindeki buharlaşma oranlarını hesaplamak ve kök gelişimini optimize etmek. Elde edilecek veriler, ilerleyen dönemlerde daha yüksek katma değerli ya da aromatik bitkilerin (örneğin fesleğen, kişniş gibi) üretimi için bir yol haritası oluşturacak.

Terk Edilmiş Madenler İçin Yeni Bir Kullanım Kılavuzu

Projenin başarıya ulaşması durumunda ortaya çıkacak sonuçlar, yalnızca akademik çevreleri değil, aynı zamanda sanayi sonrası bölgelerin kaderini de ilgilendiriyor. Dünyanın dört bir yanında ömrünü tamamlamış ya da ekonomik ömrü dolmuş binlerce maden kuyusu atıl vaziyette bekliyor. Boulby’deki bu deney, söz konusu boşlukların gıda üretim merkezlerine dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğine dair somut bir kanıt sunacak.

Farm Urban yetkilileri, deneyden olumlu netice alınması halinde modelin başka lokasyonlara da taşınabileceğini belirtiyor. Yerin altında yetiştirilen taze sebzeler, lojistik zincirini kısaltarak hem karbon salımını azaltabilir hem de maden bölgelerinde yaşayan topluluklara yeni bir ekonomik alternatif yaratabilir. Bu yönüyle proje, bir tarım deneyi olmanın ötesine geçip bölgesel kalkınma ve istihdam perspektifi de sunuyor.

Teknik Zorluklar ve Beklentiler

Her ne kadar ortamın doğal kararlılığı büyük bir avantaj sağlasa da, 1.1 kilometre derinlikte tarım yapmanın kendine has zorlukları da yok değil. Asansörle iniş çıkışların lojistiği, acil durum tahliye prosedürleri ve yüksek basınç altındaki su tesisatının yönetimi gibi detaylar projenin operasyonel başarısını doğrudan etkileyecek. Yine de araştırmacılar, Boulby’deki mevcut laboratuvar altyapısının ve madencilik deneyiminin bu engelleri aşmak için yeterli olduğu görüşünde birleşiyor. hedefbilgitoplumu.com

Bu Haberi Paylaşın: